Monthly Archives: Kasım 2013

Atışma Genel

O değil de kitaplar kemirilmek için midir?

Demin Fransızca bir e-posta yazdım, nasıl şakır şakır gidiyor Fransızca, sanki tez yazarken yarım sayfa için yarım hafta kıvranan ben değilmişim gibi. Her şey bu kadar kolay olmuyor ama. Hayat iyi de yaşamak zor diyoruz, öyle. Ürün iyi de eylem zor. Nasıl yapsak sorusu için yalnızca yapsak diyebiliyorum, yapınca oluyor. (Bazen de olmuyor. Sık sık.)

Mesela geçen gün bizim beyaz kıl yumağı Karl Gerard Mathilda’yı tavana doğru kaldırıp şöyle bağırıyordum: Sen aciz bir yaratıksın, ben olmasam içecek su, yiyecek mama bulamazsın, onu geçtim sıçacak temiz kumun olmaz. Muhtaçsın bana, o yüzden, ben ne diyorsam onu yapacaksın. Şimdi akıllı ol ve bana terliklerimi getir! Kendisini yere bırakmamla masanın üstündeki Rotring kaleme uçup, onunla oynamaya başlaması bir oldu. Dinlemedi değil, duymuyor.

Kendince bir emek veriyorsun, hem de nasıl emek… İstiyorsun ki bir karşılığı olsun. Tamam terlik getirmesin ama en azından yemeğini saatinde yesin ya da midesine iyi gelir diye 10 günde yetiştirdiğin bitkiden iki tane ısırıp sonra onu topaca çevirmesin. Ama ne oluyor? Sen isterken aslında onun isteklerine ayak uydurmaya başlıyorsun. Oraya çıkma, bu tasa dokunma, mutfağa girme derken bir anda oranın üzerini toplar, tası ulaşılamayacak bir yere kaldırır, mutfak tezgahını boşaltır oluyorsun.

Sonra düşünüyorsun: Belki hayat da o kadar iyi değildir.

2006 değildi bu siteyi kurduğumuzda. WordPress 1.5.2 vardı hiç unutmuyorum, tam siteyi açmaya yakın 2.0 olmuştu. Ne heyecanlanmıştım. WordPress öğrendik bu uğurda; CSS, PHP vs.

O kadar emek veriyorsun, sonra daha sabah bile değilken kulağının tam dibinde bir mavi bir kehribar iki göz. Dün gece uyumadan önce okuduğun kitap kemirilmekte. Sinirlenemiyorsun bile ve müdahale etmeden:

– Kızım, kitaplar kemirilmek için midir?

Belki de öyledir, biz yanlış anlamışızdır.