Gezi ve sonrası için seçilmiş makaleler – yazılar – 3

Sabo Akdağ - Gezi Defteri'nden
Sabo Akdağ – Gezi Defteri‘nden

Bir Allah’ını Seven Defansa Gelsin Hareketi – Süreyyya Evren

Halbuki bizde olay sürekli bir zor durumda olana yardım etme telaşı şeklinde gelişiyor. Birilerinin başı sıkışıyor, masum birilerine acımasızca iktidar saldırısı gerçekleşiyor, bir yerde hak hukuk fütursuzca çiğneniyor, oradan bir “Allahını seven defansa gelsin” çığlığı yükseliyor ve insanlar işyerlerinden, yuvalarından, evlerinden, sokaklardan, kendi akışındaki hayatlarından kopup oraya yardıma koşuyorlar. O yüzden de koşulsuzca, neredeyse içgüdüyle taraftarlar yardım koşuyor.

Gezi, Kürtlerin de parkıdır – İrfan Aktan – eXpress

Ayrıca, hatırlayacaksınız, 1 Haziran’da Gezi Parkı’na girildikten sonra yapılan ilk eylemlerden biri, ağaçlara isim vermekti. Her bir ağacın üzerine Roboski’de ölenlerin isimleri yazıldı, Gezi’deki on gün boyunca o isimler o ağaçların üzerinde asılı kaldı. Gezi Parkı’ndaki ağaçların artık isimleri var; o ağaçlar artık aynı zamanda Roboski ağaçları…
Aslında başından beri sorunlu, içtenlik yoksunu Sürecin Gezi’den sonra hiçbir şey olmamış gibi sürmesini zaten kimse beklemiyordu. İstanbul’da barışçı gösterilerle demokratik haklarını talep eden yeni ve genç muhaliflere cop, gaz, Toma ile karşılık veren Erdoğan, Kürtlere neden yumuşak ve barışçı davransın ki?

İstikrarlı ve büyüyen ekonomi. Kimin sayesinde? Büyüyen borçlar altında inleyenlerin sayesinde; bütün diğer OECD ülkelerindeki muadillerinden daha ağır ve uzun çalışanlar sayesinde; işsizlik oranları on yılda ikiye katlanan kadınlar sayesinde; sayısı 3.5 milyonu bulan ve yarısı eğitimlerine devam edemeyen Türk ve Kürt çocuk işçilerin sayesinde. Onların ekonomisi hiçbir zaman istikrarlı olmadı.

Yer Sofrası ve Sınır İhlallari – Nilüfer Göle – T24

Yeryüzü iftar sofrası yeni bir mekan siyasetiyle seküler dinsel sınırları ihlal ediyor. (Nilüfer Göle, Seküler ve Dinsel: Aşınan Sınırlar, Metis Yayınları, 2012). Son otuz yılda nasıl ki Müslüman gençler, inançlarından vazgeçmeden, örtüleriyle seküler sınırları ihlal ettiler, bugün de seküler gençler dini sınırları ihlal ediyorlar. Seküler yaşam bilgileriyle, iftar sofralarına oturuyorlar. Muktedir değil itiraz edebilen Müslümanlar tarafından misafir ediliyorlar. Bir zamanlar seküler aydınların Kemalizme itiraz ettikleri ve Müslümanları üniversitelerde bilgiye ortak ettikleri gibi.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir